15 Temmuz 2019 Pazartesi

HELAL YAŞAM REHBERİ (Ocak-Şubat 2019)



Tehlikelerin en önemlilerini sıralayacak olursak:

Birincisi; çeşitli gazete ve mecmualarda da belgelendiği gibi bu ilaç sanayini elinde tutan Batılı emperyalist güçler bizim gibi İslam ülkelerinde satın aldıkları şebekeler vasıtası ile birçok ilaçlarını bizim hastalarımızın üzerinde tecrübe etmekte, açıkcası bizleri kobay olarak kullanmaktadır. İkincisi; bu fabrikaların İslami bir inancı ve endişesi bulunmadığı, aksine bazıları İslam düşmanı düşünce ve eylemler içerisinde bulundukları için ilaçlarda dinimizce haram olan pek çok maddeyi çekinmeden, hatta seve seve kullanmaktadırlar.

Mesela Tranon isimli ilaç, domuzun guatr bezi (Tiroid bezi) ekstratından yapılmaktadır. Çocuklara verilen Vidaylin şurup ise bir litrede 5 gr. etil alkol ihtiva etmektedir. İlaçlarda kullanılan kapsüller jelatinden imal edilmektedir. Jelatinin imalatında ise halen büyük çoğunlukla domuz kemik ve derileri kullanılmaktadır. Bazı zamane fetvacıların istihaleye uğradığı palavrası ile domuzdan da olsa Helalliğini iddia etseler de Müslümanların uzak durması efdaldir. Cilt merhemi ve kremlerinin pek çoğunda ise maalesef domuz yağı bulunmaktadır. Daha pek çok ilaçları saymak mümkündür. Hazık hekim olma yolunda olan bir doktor kardeşimiz bu konuda akla hayale gelmedik meselelerin bulunduğunu yaptığı kontrollerin sonunda binlerce ilacın içinden ancak 50 civarında ilacı reçeteye yazabildiğini ifade etmiştir.


"Şüphesiz ki Allah sizin şifanızı size haram kıldığı şeylerde kılmamıştır". (Buhari, İbn Mes'ud (r.a)'dan rivayet edilmiştir.

Bütün bunlara karşı kendimizi koruyabilmek için hastalıklarımızda Allah (c.c)'tan korkan bir tabib bulmaya çalışmak birinci adım olmalıdır. Bu da yeterli olmamakla birlikte, ilaçları bizim de tetkik ve incelemeye tabi tutmaya çalışmamız gerekmektedir.




Market raflarına baktığımızda; Siz bir gıda teknoloji uzmanı değilseniz veya kimya ilminde yoğunlaşmamışsanız "L-cysteine Hydroklorid", gelatine, mono di gliserid veya "Stearol Laktilat" kelimeleri size çok fazla bir şey ifade etmeyecektir. Eğer siz bir Müslümansanız ve bazı hayvan ürünlerinden çıkartılan gıda katkı maddelerinden kaçınmak zorundaysanız ne yapacaksınız? Gıdalara renk ve tat vermek için kullanılan katkı maddeleri, insan sağlığını tehdit ediyor. Yiyecek ve içeceklerin bozulmalarını önlemek ve raf ömrünü uzatmak için de sıklıkla kullanılan katkı maddeleri, en çok çocukları ve hamile hanımları etkiliyor.


"Bir Müslüman'ın hayat standardının olmazsa olmazını Helal yaşam teşkil eder. Doğumundan ölümüne kadar Helal dairesi içerisinde yaşamak onun en önemli hedefidir. Bu sebeple Helal yaşam, Helal yemek, Helal içmek, kısaca Helal lokma Müslüman'ın vazgeçilmezidir. İşte bu hassasiyetten dolayı gelişen bu ortamda Helal yaşam güvencesini sağlayabilmek için Müslümanlar yaşadığı her toplumda Helal standarda dayalı Helal sertifikalama kurumları oluşturdu.


"İnsan ne yerse odur" diye bir söz var, yetişkin bir insanın günde 3 milyon hücresi yenileniyor. Bu hücre yenileme işlemi kişinin yediklerinden yapılıyor. İnsan dikkat etmiyorsa, önüne gelen her şeyi yiyorsa dolayısıyla bir müddet sonra vücudunun bir kısmı haramlaşmış olacak. Haramlar insandaki edep, haya duygusunu kırıyor, Allah'ın yasak ettiği bir durum olmasına rağmen isyan ettiriyor. Şuan gençlerin en büyük özelliği isyan etmeleri, asi olmaları, gençlerin anne babaları en çok çocuklarının söz dinlemediğinden şikâyet ediyor. Dinlemezler çünkü içeriden bir isyan var, dışarıdan da sosyal medya, internet de bu durumu tetikliyor. 

Sağlığımıza ve maneviyatımıza etki eden bu gıdaları tüketmemeliyiz. Tükettiğimiz ürünlerin içerisinde isimlerini dahi bilemediğimiz katkı maddeleri ve koruyucular bulunmaktadır. Evimize ve mutfağımıza kadar giren ürünlerin içerisinde neler olduğunu bilmiyoruz ve buna dikkat etmiyoruz. Birçoğunda dinimizin yasakladığı maddeler adları değiştirilerek kullanılıyor. Bir Müslüman bunlardan sorumludur ve araştırmaktan mükelleftir. Toplumda helal gıda bilinci artırılmalıdır. 


HELAL YAŞAM REHBERİ
Gimdes


Okuyup bazı bilgiler edindik bu tür kaynaklardan ve lakin elimizden pek de bir şey gelmiyor. Helal sertifikası olan bir ürünü alıyorsunuz. Bir süre sonra bakıyorsunuz ki, sertifikası çeşitli sebeplerden iptal edilmiş veya süresi geçmiş. Neye güveneceğimizi şaşırdık. Gerçekten helale harama dikkat edecek müslüman üreticilere ihtiyacımız var. Sertifika almakla iş bitmiyor. Zihniyetin değişmesi lazım. 


6 yorum:

  1. Bilgilendirme ve uyarı için teşekkürler... Güzel bir blog yazısı hazırlamışsınız. Doğduğumuz topraklarda çıkan çeşit çeşit bitkiler aslında o topraklar üzerinde doğanlar için yetişiyor, düşüncesine sahibim. İyi yayınlar!

    YanıtlaSil
  2. Komşum okuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Sağolasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ücretli bir dergi ama marketten alışveriş yapınca vermişlerdi bize de.

      Sil
  3. Çok dikkatimi çekti. Böyle çalışmalara çok ihtiyaç var. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Helali aramak farzdır. Günümüzde gerçekten çok zorlaştı. Teşekkürler.

      Sil

Fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.